halil's profilehalil adlı kullanıcının ...PhotosBlogListsGuestbook Tools Help
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!

Comments (6)

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


Don't have a Windows Live ID? Sign up

halil ertaşwrote:
June 23
halil ertaşwrote:

ayışığı ve sen

16hiç düşünmedin böylesine üzülecegimi
                              ay ışığında yanlız kalıp onu özleyecegi mi
                          duygu seline kapılıp uzaklara sürüklenirken
                             gecenin sensizliğinde ne garipbir düşünce benim ki
 
masmavi gökyüzü yıldızlarla kaplı şimdi
varolan umutlarım gökyüzünde kayboldu gitti
sislerin ardındaki yanlızlığım beni izliyorken
yine şafaksöküyordu  her zamanki gibi
 
garip olanyanlızlıkmı yoksa sensizlik mi
düşünmekmi yoksa bunları söylemek mi
gecenin karanlığında gezen bir garip gibiyken
ışığı görüpte ona gittmeyen bir korku benim ki...
Mar. 7
halil ertaşwrote:
aeNe dökülecek merak ediyorum sessiz kalemimden
Şu anda yaşadıklarım mı
ya da
Sana karşı olan gizli arzularım mı?

Çekilmes oluyor inan yokluğunda saatler.
Beceremiyorum konuşmayı yanındayken
Kelimeler siliniyor sözlüğmden
En basit bir olayı
Ne bilim, mesela bahse konu bir anı
Anlatamıyorum karşında kekelemeden,
Zaten bedenimdeki sıcaklık
Suyun kaynama derecesinde,
Birde sen olunca...
İşte öyle.

Olmuyor , gerkeçten ,
Cümleler göründüğü gibi durmuyor.
Sürekli anımsatıyor ve acıtıyor,
Belki de budur gerçekler.
Onlar herşeyi anlatıyor.

Ama biliyorum!
Sonu hüzün ve hüsran.
İki küçük , kıskanç, bencil kardeş gibi.
Zamanla büyür sarar içini
Ha , birde en büyüğü vardır !
Yanlızlık... hiç bırakmaz peşini.
İlk zamanlar caziptir.
Sonra bir denizde yüzmeye başlarsın,
Birde bakmışsın okyanus olmuş
Ufak bir ada ararsın
Güvenli , sığınacağın ve huzur bulacağın bir yer.
Belki de bir koy...
Ama boşluk git gide büyür ve ada hep küçülür.

Umutna !!!
Dün seni aradım...bulamadım
Bugün seni aradım...bulamadım
Yarın seni arayacağım...
Bilmiyorum belki yine bulamam,
Mar. 3
halil ertaşwrote:

BÖYLESİNE SEVERKEN SENİ

   Seni böylesine severken yokluğunu düşünmek kahrediyordu beni. Aramzıdaki mesafe umrumda değildi. Uzakte da olsan sen her zaman benimleydin. Yemekyerken, müzik dinlerken, yatağıma uzandığımda yanımdaydı hayalin. Artık senden başka bir şey düşünemez olmuştum. Aldırmıyordum geçen zamana ne de olsa her saniyesi her sanisesi seninle geçiyordu.

       Sabahlara kadar seni hayal ediyordum. Ne çok özlemişim seni bir bilsen.. Gece rüyaklarımda gündüz hayalerimdeydin. Uzakta bile olsan benimleydin. Her gelişinde umudum nefesim oluyordun. Her glişind ebir öncekinden daha çok heyecanlanıyordum. Son dakikalar geçmek bilmiyordu bir türlü. Sana bir an önce sarılmaktan başka bir şey düşünemiyordum.

       Yanımda olduğun zaman gözlerimin içi gülüyordu. İçimdeki çocuğu susturamıyordum. Beni öpüyordun. Nasıl bir duygudur bu bilir misin? Böylesine severken seni bir gün geldi artık gözlerindeki o pırıltıyı göremez oldum. O gözler benim değilmiydi artık? Hayat bana oyun mu oynuyordu yoksa? Önce seni çıkardı karşıma, rolleri verdi ve sonra oyunu oyunu haber vermeden bitiriverdi. Seni benden almalı mıydı hayat? Böylesine sevmişken seni, daha fazla uzatamazmıydı bu oyunu?

        Gitmeni hiç istemiyordum. Gidişinle yitecekdi umutlarım, gidişinle kesilecekti nefesim. Senin yokluğunu kim dolduracaktı? Kim süsleyecekti hayallerimi ? Kimi düşünecektim o bitmez tükenmez gecelerde ? Gittin gideli yalnızım buralarda. Bir öpüşün bir gülüşün yetecek hayata dönmeme. Böylesine severken seni, bu karanlık gecelere mahkum etme beni...

06102910
Mar. 3
halil ertaşwrote:
ILIĞIN İLANI

AYRILIĞIN İLANI

      Gidiyor musun diye sorma bana. Gönderen sensin. Ne terk etmeyi istedim seni, ne de daha yaşamadığımız bu aşkın toprağa gömmeyi. Senin kadar öfkeliyim bende senin kadar endişeli... Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana, ama inandıramadım seni. Sen sorgularken beni kafanda ben gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla. Bir tek sözün bağlardı beni sana, oysa sen hep susmanın koynunda...

        Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku teslim alır bedenleri de. Sütten çıkmış ak kaşık değildim ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza. O dünya ki bazen minicik bir odada bazen kentin ortasında şekillendi. Nasıl da güzeldi... Zaten varsın diye her şey güzeldi ama sen buna inanmadın. Ah bu sorular. Yaşamak varken sevdayı delice, niye boğarız sorunlarla? Nasıl ikna edebilirdim seni? Ben aşk dedikçe sen dur dedin. Ben seninleyim dedikçe sen hayır dedin. Zaten az konuşan sen olumsuz ne kadar sözcük varsa bulup çıkardın ortaya. Ben bir şey diyemedim.

        Ne kadar zarar vermişim sana meğer... Nasıl değiştirmişim seni. Oysa hiç böyle düşünmemiştim. Kimseye zarar vermek istemem ben. Kimseyi olduğundan farklı bir hala getirmek istemem. Ama öyel oldu işte. Demek ki gitmelerin zamanı şimdi. Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı. Ne sevişmelerimiz kalır aklında ne sevda sözlerimiz. Rahat değilim diyordun ya rahat ol artık. Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı. Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan...

        Gidişim yürekten değil, zorunluluktan. Sanma ki bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım. Sanma ki benden sakladığın gülüşleri yalancı yüzlerde ararım. Seni de götürürüm yüreğimde. Yokluğunu taşırım. Bulup bulup kaybettim seni. Ne yazık ki yoz-duman edemedim kuşkularını, ne yazık ki kalamadın bana. Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde. Kokladıkça bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.

 

 
Mar. 3